İstanbul’da son günler

Merhaba 🙂

Yüzümüz gülüyor. İstanbul’da son 20 gün!

Bu yaz bizim için biraz zor geçti. Bol belirsizlik, bol stres, bol bol kendini anlatmaya çalışma…

Benim gibi hayatta en zor katlandığı durum belirsizlik olan, planlı bir insan için hasta edici zorlukta bir süreçti. Ama neyse ki bitti. Şu an çok daha net ve mutluyuz.

En önemlisi, durumu ailelerimize açıkladık ve inanılmaz rahatladık. Çalıştığımız şirketlere açıkladık, ayrılma tarihimizi netleştirdik.

Artık gerçek anlamda tanışmamız için bir engel kalmadı sanırım 🙂

Ben Özgün (Lülü). Hayallerini az çok önceki yazılardan bildiğiniz, hayatında dürüstlüğe ve doğallığa çok değer veren bir insanım. Çiftçi olup en doğal haliyle ve dürüstçe üretmek istiyorum. Çıktığımız bu yolda desteğiniz bize güç verir, iyi ya da kötü tüm yorumlarınız kendimizi geliştirmemizi sağlar. Mutlu oluruz.

Çevremizdeki insanlarla uzun süredir hayallerimizi konuşuyoruz. Harekete geçtiğimizde insanlar tepkisel olarak ikiye ayrıldı. Bir kısmı deli olduğumuzu düşünüyor. Kendimizi anlatırken karşımızda gördüğümüz bakışlardan bunu çok net anlayabiliyoruz 🙂 Bir kısmı ise bunun hayatta verdiğimiz en iyi karar olduğunu söyleyip bize destek oluyor.

Biz bu konuyla ilgili şunu düşünüyoruz: Evet, herkesin alabileceği bir karar değil. İnsanların türlü türlü sorumlulukları var, bu nedenle hiç kolay değil. Herkes mutlaka böyle hayalleri konuşuyor, keşke yapsak diyor ama harekete geçmek çok farklı. Arkanızda çok fazla şeyi bırakmanız gerekiyor, belki yaşam standardınızı düşürmeniz gerekiyor, yıllarca okuyup çalışıp elde ettiğiniz kariyere arkanızı dönmeniz gerekiyor.

Biz riskleri biliyoruz ve sadece hayalperest duygularla hareket etmiyoruz. Bizim için durumu kolaylaştıran 3 faktör var. Öncelikle eşim avukat, ben mali müşavirliğimi almak üzereyim yani en kötü ihtimalde istediğimiz yerde büro açıp az da olsa para kazanabiliriz. İkincisi, henüz çocuğumuz yok, borçlarımızı temizledik, büyük bir sorumluluğumuz yok ve yaşımız 30. Son olarak, benim ailem 5 senedir gideceğimiz köyde yaşıyor, dolayısıyla çok yabancı olmayacağız.

Bunlar olmasaydı biz de cesaret edemeyebilirdik ama bu şartlar şansla oluşmadı. Planlı adımlarla ve sabırla kendimiz bu hale gelmesi için çok uğraştık.

Böyle bir hayali olan ama henüz zamana ihtiyacı olan kişilere söyleyebileceğim şey şu: Sabredin ve şartları olgunlaştırmaya çalışın. Kısır döngüden kurtulmak istiyorsanız bir şekilde yaparsınız, umudunuzu kaybetmeyin. Ege olmaz da Karadeniz olur, Trakya olur, dedenizin köyü olur. Başlamak için çok büyük paralara da gerek yok, sadece borcunuz varsa onu bitirmeye çalışın ki size gittiğiniz yerde kambur olmasın. Eğer gerçekten istiyorsanız inanmaktan vazgeçmeyin.

Bizim de asıl maceramız gidince başlayacak. Bakalım başımıza neler gelecek. Heyecanla bekliyoruz, yaşadıkça sizinle paylaşacağız.

Sevgiler.

Özgün

“İstanbul’da son günler” için 2 cevap

  1. Hayaller yaşamın başlangıcıdır.. önce hayal etmezsen talebin olamaz.. onun için hayal eder ve adım atarsan .. unutmamak lazım Mustafa Kemal ATATÜRK e de “Sen delimizin?” Demislerdi😊 yaşamın kalitelisi istediğin işi yaparak mutlu yaşamamdır.. yapacağın her neyse önce önündeki engelleri kaldırırsın.. ne diyordu ATATÜRK “Ben bir işi nasıl yaparım diye düşünmem , önce önündeki engelleri bulur kaldırırım , iş zaten kendiliğinden olur” işte rehber .. dilerim her şey tam hayal ettiğiniz gibi olur.. YOLUNUZ AÇIK , UFKUNUZ NETA OLSUN..

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir